<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>genclikkocu &#8211; Eda Öztürk Azaklı</title>
	<atom:link href="https://www.edaazakli.com/etiket/genclikkocu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.edaazakli.com</link>
	<description>Koçluk &#38; Kişisel Gelişim</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Jul 2020 09:02:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.2</generator>

<image>
	<url>https://www.edaazakli.com/wp-content/uploads/2020/07/favicon.png</url>
	<title>genclikkocu &#8211; Eda Öztürk Azaklı</title>
	<link>https://www.edaazakli.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Uzaktan Eğitim değil &#8220;Evde Eğitim&#8221;</title>
		<link>https://www.edaazakli.com/uzaktan-egitim-degil-evde-egitim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eda Öztürk Azaklı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2020 10:26:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[#ozguven]]></category>
		<category><![CDATA[akılyürütme]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin]]></category>
		<category><![CDATA[evdeeğitim]]></category>
		<category><![CDATA[genclikkocu]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[pozitifbakışaçısı]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[uzaktaneğitim]]></category>
		<category><![CDATA[vazgeçmemek]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[yılmazlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://edaazakli.com/?p=495</guid>

					<description><![CDATA[Kovid19 sebebi ile #EvdeKal günlerinde hepimiz hayatlarımızda bir ilki yaşıyoruz ve bunu bütün dünya ile birlikte yaşıyoruz. Neden ile başlayan]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kovid19 sebebi ile #EvdeKal günlerinde hepimiz hayatlarımızda bir ilki yaşıyoruz ve bunu bütün dünya ile birlikte yaşıyoruz. Neden ile başlayan birçok soru, keşke ile başlayan birçok serzeniş ve sitem anlamını yitirdi. Aniden güç – güzellik – stil – para değersiz oldu. Gardıroplarda giyilmeyen kıyafetler, otoparklarda binilmeyen arabalar bekliyor. Büyükleri ve arkadaşları ziyaret etmemek sevgi gereği oldu. Daha önemli bir şey diğer her şeyin önüne geçti! Kimse ne zaman biteceğini bilmiyor<strong>,</strong> kimse bundan sonrası nasıl olacak bilmiyor<strong>.</strong></p>



<p>Ancak bu halde bildiğimiz güzel bir şey var, bu virüs çocuklara pek dokunmuyor. Şükür ki çocuklarımızın sağlığı ile ilgili büyük bir endişe taşımıyoruz ama yine de anne-babaların aklında çok önemli iki gündem var:</p>



<ol class="wp-block-list" type="1">
<li>Kovid19 hakkında onunla nasıl iletişim kurmalıyım? Onu doğru bilgilendiriyor muyum, kalıcı travmatik bir etki olacak mı?</li>
<li>Eğitim! Uzaktan eğitim ile zaten zorlandığımız anne-babalık işine bir de öğretmenlik eklendi. Öğrenebiliyor mu?  Bir şeyler mi kaçırıyor? Eksik mi kalıyor?</li>
</ol>



<p>İlk madde için, yaşına ve algısına uygun olarak, dürüst bir yaklaşımla iletişim kurmak konusunda uzmanlar zaten bilgilendirme yapıyorlar. Ben bugün eğitim konusunda bakış açımı paylaşmak istiyorum.</p>



<p>Bugünlerde birçok anne-babadan eğitim ile ilgili kaygılarını dinliyorum. Derslerin verimsizliği ile başlayan liste öğretmenlerin yetersizliği, sistemin eksiklikleri, konsantrasyon sorunları şeklinde uzayıp gidiyor. Siz eğer bu grupta değilseniz dahi canlı ders programlarını takip etmekten yorgun düşmüş olabilirsiniz.</p>



<p>Peki bu aşırı çaba niye?</p>



<p>Dürüstçe düşüncemi paylaşacağım: Yahu bu çocuk okuldayken, sınıftayken öğretmeni ne kadar dinliyordu ki zaten! Evde, ekranın başında da bu kadar dinleyecek işte. Neyden eksik kalır bilmiyorum ama kimseden eksik kalmadığını biliyorum çünkü herkes aynı durumda…</p>



<p>Mevcut eğitim sistemimiz bize yaptığımız işi değil, başarıyı sevmeyi öğretiyor. Çabamızın, emeğimizin sonucu hep çabamızdan daha çok önemseniyor. Bu da çoğu zaman ya başarısızlığı ya da doyumu, hazzı eksik kalmış başarıları getiriyor.</p>



<p>Tüm bu eski dönem alışkanlıklarını bir an için bir kenara bırakıp düşünelim; biz aslında onlar için ne istiyoruz? Lütfen biran için durun, okumayı bırakın ve kendinize sorun; ben çocuğum için ne istiyorum?</p>



<p>Çocuğunuz için ne istiyorsunuz?</p>



<p>Onun neler öğrenmesini istiyorsunuz?</p>



<p>Hangi kazanımları edinmesini istiyorsunuz?</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Özgüven; yetişkinler olsak da evde onlara destek olmaya çalışsak da lütfen unutmayın bizler öğretmen değiliz. Zaten bu dönemde asıl önemli olan da iyi ilişkiler, güven duygusu ve birlikte geçirilecek keyifli anlar!</li>
<li>İç Motivasyon; hayatları boyunca ödül-ceza sistemi ile terbiye edilmiş insanlardan iç motivasyon göstermelerini bekleyemezsiniz. İşte biz de tam da böyle bir toplumda yaşıyoruz. Bu sebeple motivasyon yaratmak, motivasyonu tetiklemek ve canlı tutmak okulların da, sonrasında şirketlerinde en büyük gündemi oluyor. Belki de şu an farklı bir sistem denemek için iyi bir zamandır ne dersiniz?</li>
<li>Dünya ile baş edecek yetenekleri geliştirsin istiyoruz ama çocuklarımız henüz yataklarını odalarını dahi toplamıyorlar. Başlamak için iyi bir zaman olabilir!</li>
<li>Karşılaştırmalı- alternatifli düşünebilsin, problem çözme kabiliyetini geliştirsin, yani işin Türkçesi- akıl yürütebilsin &amp; mantıklı düşünsün istiyoruz. Yaşına uygun bazı takip ve sorumlulukları onlara bırakmaya ne dersiniz? Hem kendi hayatı için hem de evdeki hayata destek olmak için sorumlulukları olmalı. Güvenin biraz, şans verin…</li>
<li>Yılmasın, vazgeçmesin</li>
<li>Disiplinli düzenli olsun</li>
<li>Yaratıcı, yenilikçi olsun</li>
<li>Pozitif bakış açısında olsun, umut var olsun</li>
<li>……</li>
</ul>



<p>Sizce şu an evde, öğrenebilecekleri ve kazanım elde edebilecekleri bir ortam hiç mi yok?Hadi biraz düşünelim mi? Çocuklarınız bu yeni düzende, evde neler öğreniyor? Siz aile olarak neleri tecrübe etme şansını yakaladınız? Her şey bizimle başlıyordu ya hani, anne baba olarak sizler bugün onlara nasıl örnek oluyorsunuz?</p>



<p>EvdeKal günlerinde yeni bir düzene geçerken adaptasyon becerisine örnek olabilirsiniz mesela.</p>



<p>Eğer ki evden çalışıyorsanız belli ritüeller yaratarak disiplin ve düzen için örnek olabilirsiniz.</p>



<p>Sağlık sorunları ile veya finansal sıkıntılar ile mücadele ediyorsanız, yaşına uygun bir şekilde onunla paylaşabilirsiniz. Hayatta zorlukların da olacağını ve bunlarla mücadele etmesi gerektiğini öğrenecektir.</p>



<p>Wifi patladığında oyuna giremediği için dünyanın sonunun geldiğini sanan çocuğunuzu keyif alabileceği başka bir şeyler bulması için teşvik edebilirsiniz, alternatifli düşünmeyi öğrenecektir.</p>



<p>Günün ortasında evde mod düşmüşken 10 dakika da olsa müzik molası verebilirsiniz, biraz dans etmek her zaman iyi gelir.</p>



<p>Halihazırdaki imkanlarınız ile zaman veya kaynak ayırarak dışarıda birilerine yardım edebilirsiniz. Büyüklerle yapılacak yarım saatlik bir görüntülü sohbet, yaş almış komşumuzun çöpünü dökmek, ekmeğini almak kadar kolay işler en az ilgi gösterdiklerimiz kadar bize ve çocuğumuza da iyi gelecektir.</p>



<p>Araştırmalara göre hayatımızın 95% i negatiften dönüyormuş, izlediğimiz haberler, düşüncelerimiz, okuduklarımız…Günlük sohbetlerde dahi bu böyle. Gelin bugün biz eğitim konusunda 5% de kalalım. Uzaktan eğitim yerine “Evde Eğitim” diyelim ve elimizden gelenin en iyisini yapalım.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Özgüven&#8221;</title>
		<link>https://www.edaazakli.com/ozguven/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eda Öztürk Azaklı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Oct 2019 07:58:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[#ozguven]]></category>
		<category><![CDATA[edatag]]></category>
		<category><![CDATA[genclikkocu]]></category>
		<category><![CDATA[güçleriniparlar]]></category>
		<category><![CDATA[güçleriniparlat]]></category>
		<category><![CDATA[ogrencikocu]]></category>
		<category><![CDATA[teşviketmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://edaazakli.com/?p=482</guid>

					<description><![CDATA[“Özgüven” uzun zamandır hemen her uzmanlıktan otorite tarafından altı çizilen bir kavram. Şükür ki kıymeti anlaşıldı, hatta onun da ötesinde;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>“Özgüven” uzun zamandır hemen her uzmanlıktan otorite tarafından altı çizilen bir kavram. Şükür ki kıymeti anlaşıldı, hatta onun da ötesinde; Öz-değer Öz-saygı, Öz-yeterlilik gibi çok değerli başlıklar da insanla ilgilenen herkesin gündemine girdi.</p>



<p>Birçok anne-baba, bu bilinç ile birlikte, çocuklarının özgüvenini geliştirmek istiyor. (Müsaadenizle, kendi özgüveni tam olarak gelişmemiş bir yetişkinin, özgüvenli çocuk yetiştirmesi mümkün mü sorusunu bugünkü yazının dışında bırakıyorum)</p>



<p>“Özgüven” nedir?</p>



<p>Özgüven kişinin kendini tanıması ve sonrasında da tanıdığı bu kişiyi sevmesidir. Ardından sevdiğin bu kişiye güvenmeye başlarsın. Kendinden razı olma hali yani. Kendini tanımak öncelikle kendi analizini yapabilmekten geçiyor sanırım. E bu da cesaret ister tabii. Kolay mı kendine dönmek, duygularına kulak vermek. Tevazuu bırakıp ben &#8230;bunları… çok iyi yapıyorum ve utanmayı bırakıp &#8230;bunları… da pek yapamıyorum demek yürek ister. Çok da kıymetlidir ama. Çünkü o noktada başkalarınınkilerden ziyade, kendi güçlerine ve kaynaklarına güvenmeye başlarsın, bu da seni yılmaz yapar.</p>



<p>Doğumdan itibaren çocuğun gelişim döneminde, ona verilen sevginin ve ilginin koşulsuz, tutarlı, yeterli ve devamlı olması, özgüvenin oluşmasında önemli rol oynar. Bence bu tanım çok ama çok kıymetli. O yüzden ufak bir parantez açayım:</p>



<p><span style="text-decoration: underline;">Koşulsuz sevgi;</span> tabii ki tüm anne-babalar çocuklarını çok seviyor ancak dilimizde de olsa koşullara bağlanmış sevgiden kaçınmak gerekiyor. Uslu durursan…. Akıllı olursan….Yemeğini yersen…. </p>



<p><span style="text-decoration: underline;">Tutarlı ve devamlı sevgi;</span> sizin o gün işte yaşadığınız stresten, hayatla herhangi bir mücadelenizden bağımsız bir tutarlılıktan ve devamlılıktan bahsediyorum. Bir gün 7 saatimizi değil, 7 gün 1 er saatimizi onlara ayırmak gibi mesela.  </p>



<p><span style="text-decoration: underline;">Yeterli sevgi;</span> her şeyin fazlasında olduğu gibi sevginin ve ilginin fazlasında da yarar olmayabilir. Aşırı korumacı ve kontrol eden olmaktan kaçınmak gerekir.</p>



<p>Devam edecek olursam, çocuğun kendisi ile ilgili farkındalığının henüz gelişmemiş olduğu erken dönemlerde, ihtiyaçlarının uygun şekilde karşılanması kendisi ile ilgili değer algısını destekler.</p>



<p>Ben değerliyim!!   Bana değer veren kişilerden oluşan güvenli bir çevredeyim!!</p>



<p>Yine en meraklı ve öğrenmeye meyilli dönemlerinde sorularına, sorgulamalarına alacağı tepkiler de özgüven gelişimi için çok önemlidir.</p>



<p>Anne-babalar, öğretmenler, koçlar ve çocukların hayatındaki benzer sorumluluklardaki bilinçli yetişkinler, özgüven geliştirmek için yaygın olarak övgü, takdir ve teşvik kullanırlar. Doğru yaptıkları işlerin altını çizeriz, başarılarını kutlarız, onlara inandığımızı ve güvendiğimizi hissettirmeye çalışırız. Hissetsinler ki onlar da kendilerine inansınlar. Böylece devam eden, vazgeçmeyen olmalarını sağlamaya çalışırız. Kendilerine olan sevgi ve inançları geliştikçe hayata karşı dayanıklılıkları da artacaktır.</p>



<p>Bunların hepsi doğru bir dille, doğru zaman ve doğru miktarda uygulandığında paha biçilmez değerdedir. <strong>Peki teşvik etmeye çalıştığımız çocuklarımıza aynı zamanda teşvik eden olmayı da öğretirsek?</strong></p>



<p>Çocuk hayatı öğrenmeye oyunla başlar. En büyük meşgalesidir oyun, en özgür alanı. Yaratıcılığını ve aynı zamanda da arkadaş ilişkilerini geliştirdiği yerdir. Kendi kendini denetleme ve yönetme becerisi geliştirmesi için büyük bir fırsattır. Güven duygusu gelişirken, engelleri aşmayı öğrenir ve eşzamanlı olarak büyük kazanımlar gelir:</p>



<p><span style="text-decoration: underline;">Sırasını beklemeyi öğrenir;</span> adalet!! oynamak diğerlerinin de hakkıdır.</p>



<p><span style="text-decoration: underline;">İsteklerini ertelemeyi öğrenir;</span> sabır!! Hayatta her şeyi, istediğimiz anda elde edemeyiz.</p>



<p><span style="text-decoration: underline;">Tepkilerini dizginlemeyi öğrenir;</span> saygı, empati!! özellikle öfke, nefret gibi duyguların içgüdüsel dışa vurumlarını yönetme becerisine tüm hayatı boyunca ihtiyaç duyacaktır. Karşıdakini dinlemek ve anlamak için önce tepkilerimizi kontrol edip duyabilir hale gelmemiz gerekir.</p>



<p>Sanıyorum hepsi “iletişim” başlığı altında toplanabilir. Önce kendinle, sonra çevrenle ve çevrendekilerle iletişimde olmak. İletişim kurmak demek, hem kendini anlatabilmek hem de karşıdakini anlayabilmek demektir ki sanırım açmayacağı kapı yoktur.</p>



<p>Çocuklarımız konuşarak, yazarak, bazen resmederek, bazen sahada ya da sahnede iletişimin herhangi bir kanalı ile başkalarının kalbine ulaşabilir ve hatta başkalarını kendilerine inanmaya teşvik edebilirler. Kendine inanan, kendine güvenen bireyin bir de ona inananlarla çevrelendiğinde neler başarabileceğini bir düşünün!! İşte o zaman hedefler koymak ve o hedeflerde kendisini de çevresini de harekete geçirmek yani diğerlerini teşvik etmek mümkün olacaktır.</p>



<p>Çocuklar başkalarını nasıl teşvik edebileceklerini öğrendiklerinde, destekleyici arkadaşlar, empatik yetişkinler ve pozitif liderler haline gelirler.</p>



<p>Ve özgüvenleri daha da büyür!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
