Blog

Uzaktan Eğitim değil “Evde Eğitim”

Kovid19 sebebi ile #EvdeKal günlerinde hepimiz hayatlarımızda bir ilki yaşıyoruz ve bunu bütün dünya ile birlikte yaşıyoruz. Neden ile başlayan birçok soru, keşke ile başlayan birçok serzeniş ve sitem anlamını yitirdi. Aniden güç – güzellik – stil – para değersiz oldu. Gardıroplarda giyilmeyen kıyafetler, otoparklarda binilmeyen arabalar bekliyor. Büyükleri ve arkadaşları ziyaret etmemek sevgi gereği oldu. Daha önemli bir şey diğer her şeyin önüne geçti! Kimse ne zaman biteceğini bilmiyor, kimse bundan sonrası nasıl olacak bilmiyor.

Ancak bu halde bildiğimiz güzel bir şey var, bu virüs çocuklara pek dokunmuyor. Şükür ki çocuklarımızın sağlığı ile ilgili büyük bir endişe taşımıyoruz ama yine de anne-babaların aklında çok önemli iki gündem var:

  1. Kovid19 hakkında onunla nasıl iletişim kurmalıyım? Onu doğru bilgilendiriyor muyum, kalıcı travmatik bir etki olacak mı?
  2. Eğitim! Uzaktan eğitim ile zaten zorlandığımız anne-babalık işine bir de öğretmenlik eklendi. Öğrenebiliyor mu?  Bir şeyler mi kaçırıyor? Eksik mi kalıyor?

İlk madde için, yaşına ve algısına uygun olarak, dürüst bir yaklaşımla iletişim kurmak konusunda uzmanlar zaten bilgilendirme yapıyorlar. Ben bugün eğitim konusunda bakış açımı paylaşmak istiyorum.

Bugünlerde birçok anne-babadan eğitim ile ilgili kaygılarını dinliyorum. Derslerin verimsizliği ile başlayan liste öğretmenlerin yetersizliği, sistemin eksiklikleri, konsantrasyon sorunları şeklinde uzayıp gidiyor. Siz eğer bu grupta değilseniz dahi canlı ders programlarını takip etmekten yorgun düşmüş olabilirsiniz.

Peki bu aşırı çaba niye?

Dürüstçe düşüncemi paylaşacağım: Yahu bu çocuk okuldayken, sınıftayken öğretmeni ne kadar dinliyordu ki zaten! Evde, ekranın başında da bu kadar dinleyecek işte. Neyden eksik kalır bilmiyorum ama kimseden eksik kalmadığını biliyorum çünkü herkes aynı durumda…

Mevcut eğitim sistemimiz bize yaptığımız işi değil, başarıyı sevmeyi öğretiyor. Çabamızın, emeğimizin sonucu hep çabamızdan daha çok önemseniyor. Bu da çoğu zaman ya başarısızlığı ya da doyumu, hazzı eksik kalmış başarıları getiriyor.

Tüm bu eski dönem alışkanlıklarını bir an için bir kenara bırakıp düşünelim; biz aslında onlar için ne istiyoruz? Lütfen biran için durun, okumayı bırakın ve kendinize sorun; ben çocuğum için ne istiyorum?

Çocuğunuz için ne istiyorsunuz?

Onun neler öğrenmesini istiyorsunuz?

Hangi kazanımları edinmesini istiyorsunuz?

  • Özgüven; yetişkinler olsak da evde onlara destek olmaya çalışsak da lütfen unutmayın bizler öğretmen değiliz. Zaten bu dönemde asıl önemli olan da iyi ilişkiler, güven duygusu ve birlikte geçirilecek keyifli anlar!
  • İç Motivasyon; hayatları boyunca ödül-ceza sistemi ile terbiye edilmiş insanlardan iç motivasyon göstermelerini bekleyemezsiniz. İşte biz de tam da böyle bir toplumda yaşıyoruz. Bu sebeple motivasyon yaratmak, motivasyonu tetiklemek ve canlı tutmak okulların da, sonrasında şirketlerinde en büyük gündemi oluyor. Belki de şu an farklı bir sistem denemek için iyi bir zamandır ne dersiniz?
  • Dünya ile baş edecek yetenekleri geliştirsin istiyoruz ama çocuklarımız henüz yataklarını odalarını dahi toplamıyorlar. Başlamak için iyi bir zaman olabilir!
  • Karşılaştırmalı- alternatifli düşünebilsin, problem çözme kabiliyetini geliştirsin, yani işin Türkçesi- akıl yürütebilsin & mantıklı düşünsün istiyoruz. Yaşına uygun bazı takip ve sorumlulukları onlara bırakmaya ne dersiniz? Hem kendi hayatı için hem de evdeki hayata destek olmak için sorumlulukları olmalı. Güvenin biraz, şans verin…
  • Yılmasın, vazgeçmesin
  • Disiplinli düzenli olsun
  • Yaratıcı, yenilikçi olsun
  • Pozitif bakış açısında olsun, umut var olsun
  • ……

Sizce şu an evde, öğrenebilecekleri ve kazanım elde edebilecekleri bir ortam hiç mi yok?Hadi biraz düşünelim mi? Çocuklarınız bu yeni düzende, evde neler öğreniyor? Siz aile olarak neleri tecrübe etme şansını yakaladınız? Her şey bizimle başlıyordu ya hani, anne baba olarak sizler bugün onlara nasıl örnek oluyorsunuz?

EvdeKal günlerinde yeni bir düzene geçerken adaptasyon becerisine örnek olabilirsiniz mesela.

Eğer ki evden çalışıyorsanız belli ritüeller yaratarak disiplin ve düzen için örnek olabilirsiniz.

Sağlık sorunları ile veya finansal sıkıntılar ile mücadele ediyorsanız, yaşına uygun bir şekilde onunla paylaşabilirsiniz. Hayatta zorlukların da olacağını ve bunlarla mücadele etmesi gerektiğini öğrenecektir.

Wifi patladığında oyuna giremediği için dünyanın sonunun geldiğini sanan çocuğunuzu keyif alabileceği başka bir şeyler bulması için teşvik edebilirsiniz, alternatifli düşünmeyi öğrenecektir.

Günün ortasında evde mod düşmüşken 10 dakika da olsa müzik molası verebilirsiniz, biraz dans etmek her zaman iyi gelir.

Halihazırdaki imkanlarınız ile zaman veya kaynak ayırarak dışarıda birilerine yardım edebilirsiniz. Büyüklerle yapılacak yarım saatlik bir görüntülü sohbet, yaş almış komşumuzun çöpünü dökmek, ekmeğini almak kadar kolay işler en az ilgi gösterdiklerimiz kadar bize ve çocuğumuza da iyi gelecektir.

Araştırmalara göre hayatımızın 95% i negatiften dönüyormuş, izlediğimiz haberler, düşüncelerimiz, okuduklarımız…Günlük sohbetlerde dahi bu böyle. Gelin bugün biz eğitim konusunda 5% de kalalım. Uzaktan eğitim yerine “Evde Eğitim” diyelim ve elimizden gelenin en iyisini yapalım.

Diğer Yazılar

Bir Yorum “Uzaktan Eğitim değil “Evde Eğitim”

  1. ecekilicgmailcom dedi ki:

    Cok guzel bir noktaya deginmissin. Hepimiz hayatimizi calan, sonu gelmeyen, nedenini sorgulamadimiz bir kosturma halinden, takvimlerin bombos oldugu bir duraganliga gecmek zorunda kaldik. Nefes almayi , ani yasamayi, kuslarin sesini duymayi tekrar ( Belki de Ilk kez ) ogrenmemiz gerekiyor. Telassiz, kaygisiz ve sakin Bir sekilde elimizdekilere bakmaya calisalim…Aslinda cocuklar bu konuda bizden daha az kosullamis durumdalar. Bidik de onlardan ogrenecegimiz Cok sey var a sanki…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir